Embed

zorlu sonbaharlara...

bir yerde okuduğum şiirden esinlenerek yazdığım bir şiirimi paylaşıyorum sizlerle. ilk önce esinlendiğim şiir gelsin….

Gidişin ölüme kapamaktı gözlerimi
Dünya’yı durdurup Güneş’i söndürmekti
Bir defa vurulup kaç kere ölebilirki insan?
Gidişin beni binlerce kez öldürmekti…

Uykusuzdu gidişin…
Uzun kış gecelerinde sabahı beklemekti
Öksüzdü, yetimdi…
Ana baba sıcaklığını hasretle özlemekti
Çaresizdi…
Pencereler önünde yolunu gözlem…ekti
Ve isyankardı kimi zaman…
Camların buğusuna adını yazıp silmekti

Ama yüreğim, yüreğim silebilir mi adını?
Cam kesiği gibi kanaya kanaya
Atabilir mi içinden sen dolu yanını?
Sendende geçer mi benden geçtiği gibi?
Bir daha severmi seni sevdiği gibi?
Hayır…
Hayır bir daha asla…
Bu, sevda yoluna serdiğim son cesetti
Gidişin beni binlerce kez öldürmekti..

benimki bu dörtlük kadar düzenli olmasa da buda benim şiirim….



yıllar kefen üstüne kefen serdi cesedime,
mumyaladın ruhumu, kayıtsız bir kuklayım şimdi,
bezgin zamanlarla, vuslatın doruğunda yüreğim,
her gece sensizim, bu yılda olduğu gibi şimdi.

Bir seyrin ulu ortasında,
Sessiz kalmış çığlıklarım, duyulmaz olmuş haykırışlarım,
Her daim ağlamaklı halim,
Ve yüzüm alenen el meydanında.

Korkularım ölümden değil,
Güz hazanlarında kavrulmuş anlarla,
Firkate boğulmuş bedenime ve ürktüğüm gözyaşlarıma.
Yalan baharları sermedim ey sevgili sevda yoluna,
Korkularım ölümden değil,
Korkularım sensiz hiç bahar olmayan,
Zorlu sonbaharlara….

adı güzel oldu galiba ama net bişey düşünemedim. fikirleriniz bu acemi şiirlerim için önemli….
 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !